Bir Beceriyi Başka Ortama Taşımak: Aktarım Nasıl Olur?
Bir yerde öğrenilen beceri başka bir yerde neden tutmaz? Öğrendiğini yanında götürebilmenin pratik yolları.
Derya Alkan 4 dk okuma
Bir beceriyi öğrendiğiniz yerde iyi kullanmak ile onu başka bir yere götürebilmek aynı şey değildir. Kurs ortamında rahatça konuştuğu halde toplantıda tıkanan biri, defterinde düzgün hesap yapan ama kasada şaşıran bir çırak, evde ustalıkla yemek yapıp başka bir mutfakta bocalayan biri hep aynı sorunla karşılaşır. Öğrenilen şey bir yerde kalmıştır ve taşınamamıştır. Bu taşıma işi kendiliğinden olmaz; ayrı bir çaba ve ayrı bir yöntem ister.
Beceri neden bulunduğu yere yapışır?
Öğrenme her zaman bir bağlamla birlikte kaydedilir. Bir işi hangi masada, hangi araçla, kimin yanında ve hangi sırayla yaptığınız, becerinin kendisiyle birlikte hafızaya yerleşir. Ortam değiştiğinde bu destekler kaybolur ve geriye yalnızca becerinin çıplak hali kalır. Bu yüzden yeni bir yerde ilk denemenin beklenenden zor gelmesi başarısızlık değil, doğal bir sonuçtur. Sorun becerinin eksikliği değil, çevresindeki tanıdık işaretlerin ortadan kalkmasıdır.
Kuralı değil, gerekçeyi taşımak
Taşınabilir olan şey adım listesi değil, o adımların nedenidir. Bir işi yalnızca sırayla ezberlediyseniz, sıra bozulduğunda elinizde bir şey kalmaz. Ama neden o sırayla yapıldığını biliyorsanız, farklı araçlarla ve farklı koşullarda yeni bir sıra kurabilirsiniz. Öğrenirken kendinize "bu adım kaldırılsa ne bozulurdu" diye sormak, becerinin gerekçesini açığa çıkarır. Gerekçesi bilinen bir yöntem, yanınızda götürebileceğiniz bir yöntemdir.
Ortak yapıyı görmek
İki iş yüzeyde benzemese de aynı yapıya sahip olabilir. Bir toplantıyı yönetmek ile bir yemek servisini zamanlamak, farklı alanlarda görünse de her ikisi de sıralama, süre tahmini ve öncelik belirleme üzerine kuruludur. Yeni bir işe başlarken "bu bana daha önce yaptığım neyi hatırlatıyor" sorusu, mevcut becerileri yeni alana taşımanın en pratik yoludur. Benzerlik yüzeyde değil, işleyişte aranmalıdır.
Değişik koşullarda pratik yapmak
Hep aynı ortamda tekrar etmek beceriyi güçlendirir ama taşınabilirliğini artırmaz. Tersine, farklı yerlerde, farklı saatlerde, farklı araçlarla ve mümkünse farklı sırayla yapılan pratik, becerinin bağlama olan bağımlılığını gevşetir. Böyle bir çalışma başta daha zor ve daha hatalı görünür; öğrenme sırasında verilen bu rahatsızlık, sonradan yeni bir ortamda ödenmeyecek bir bedelin peşin ödenmesidir.
Aktarmadan önce yükü sadeleştirmek
Bir beceriyi başka yere götürürken yanında gereksiz ayrıntılar da taşınmaya çalışılır. Oysa taşınması gereken çekirdek genellikle birkaç maddedir. Yaptığınız işi birine üç cümleyle anlatmayı denemek, bu çekirdeği ortaya çıkarır. Anlatırken takıldığınız yerler, aslında henüz sizin de netleştirmediğiniz kısımlardır. Sadeleştirilmiş bir yöntem, karmaşık bir yöntemden çok daha kolay yolculuk eder.
Yeni ortamda ilk günler
Beceriyi taşıdığınız yerde her şeyin ilk denemede oturmasını beklemek gerçekçi değildir. İlk günlerde hız düşer, hata oranı artar. Bu dönemde yapılacak en yararlı şey, eski yöntemi zorla dayatmak yerine yeni ortamın kendi kısıtlarını öğrenmektir. Hangi araç var, hangi adım burada gereksiz, hangi kısım yeniden kurulmalı. Beceriyi ortama uydurmak, onu kaybetmek değil, orada da işler hale getirmektir.
Kendi kendine küçük aktarma denemeleri
Taşıma becerisi de tıpkı diğerleri gibi çalışılabilir. Bildiğiniz bir işi bilerek eksik araçla yapmak, bir yöntemi başka bir alana uyarlamayı denemek, öğrendiğiniz bir şeyi bir başkasına anlatmak bu denemelerin en kolay biçimleridir. Özellikle anlatmak, aktarımın en sağlam sınavıdır; çünkü karşınızdaki kişi sizin ortamınıza sahip değildir ve yalnızca gerçekten taşınabilir olan kısmı alabilir.
Zaman içinde biriken kazanç
Bu çabanın asıl karşılığı uzun vadede görülür. Her yeni işe sıfırdan başlayan biriyle, elindekini yanında götürebilen biri arasındaki fark birkaç yıl içinde büyür. İkincisi yeni bir alana girdiğinde tamamen boş değildir; gerekçelerini bildiği yöntemleri, tanıdığı yapıları ve sadeleştirdiği çekirdek bilgiyi yanında getirir.
Yazıya dökmenin taşımaya katkısı
Bir işi yaparken izlediğiniz yolu kısaca yazmak, becerinin taşınabilir bir kopyasını çıkarmak gibidir. Yazarken hangi adımın hangi amaca hizmet ettiğini işaretlemek, sonradan farklı bir ortamda hangi adımın değiştirilebileceğini gösterir. Bu notlar uzun olmak zorunda değildir; birkaç madde çoğu zaman yeterlidir. Aylar sonra aynı işe döndüğünüzde de bu kısa kayıt, sıfırdan hatırlamaya çalışmaktan çok daha hızlı sonuç verir.
Yanlış aktarmaya dikkat
Her beceri her yere olduğu gibi taşınmaz. Bir ortamda işe yarayan bir alışkanlık, başka bir ortamda gereksiz hatta engelleyici olabilir. Küçük bir ekipte iyi işleyen doğrudan iletişim biçimi, kalabalık bir yapıda yanlış anlaşılabilir. Bu yüzden aktarım, kopyalama değil uyarlama işidir. Taşıdığınız yöntemin yeni yerde gerçekten karşılık bulup bulmadığını ilk denemelerden sonra gözden geçirmek, ısrar etmekten daha faydalıdır.
Öğrendiğinizi bir yerden başka bir yere götürebilmek, öğrenmenin ikinci yarısıdır ve çoğu zaman atlanır. Gerekçeyi kavramak, ortak yapıyı görmek, değişken koşullarda pratik yapmak ve taşınacak yükü sadeleştirmek bu yarıyı tamamlar. Beceri, ancak taşınabildiği kadar sizindir.